Tags

3

Bugünkü Suriye Arap Cumhuriyeti’ni kapsayan topraklar, son 100 yıllık süreçte askerî veya toplumsal çatışmalardan dolayı kitlesel dış göç vermeyen, aksine dıştan göç alan nadir bölgelerden biriydi. 1915 Osmanlı Techir’i ile Ermeniler, 1930’larda Türkiye Cumhuriyeti’nde devrim kanunlarına muhalefet eden Kürtler, 1948 ve 1967 Arap-İsrail Savaşları’yla yurtlarını terk eden Filistinliler ve son olarak 2003 ABD’nin Irak işgaliyle göç etmek zorunda kalan Iraklılar için Suriye toprakları bir sığınma yeri olmuştur. Mart 2011’de başlayan yönetim karşıtı ayaklanma ve bu ayaklanmanın kısa sürede geniş çaplı bir iç savaş hâline gelmesi, Suriye topraklarındaki insanların kaderini hızlı bir biçimde dönüştürmüştür. Ülkelerinde mültecilere alışık olsalar da başka ülkelere zorunlu kitlesel göç ve oralarda yaşama konusunda deneyime sahip olmayan Suriyeliler, yeni bir durumla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Suriye’deki iç savaşta Birleşmiş Milletler (BM)’e göre Mart 2011’den Ağustos 2014’e kadar geçen 3,5 yıllık sürede 191.000’den fazla insan hayatını kaybetmiştir.1 İç savaş, insan kaybıyla birlikte Suriye’de büyük bir maddî yıkıma yol açmış, hastaneler, okullar, bankalar, köprüler, yollar, elektrik ve su ağları kullanılamaz hâle gelmiş, hükümet binaları, ordu kışlaları, cezaevleri silâhlı gruplarca işgal edilmiş ve yağmalanmış, kısacası Suriyelilerin günlük yaşamı tümüyle felce uğramıştır. Sâdece alt yapı değil ülkenin büyük kısmında devlet otoritesi de çökmüş ve güvenliğin olmadığı tam bir anarşi ortamı ortaya çıkmıştır.

Suriye’de savaş şartları halkın büyük kısmının ülke içinde yer değiştirmesine ve ülke dışına kaçmasına neden olmuştur. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK)’ne göre 2 Kasım 2014 tarihi itibariyle Suriye dışına göç eden toplam Suriyeli mülteci sayısı -3.025.034 kayıt altına alınmış- 3.204.417’dir.2 Bunlar dışında 6.5 milyondan fazla Suriyelinin ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldığı sanılmaktadır. Savaştan kaçan Suriyeliler, başta Türkiye, Lübnan, Irak ve Ürdün olmak üzere komşu ülkelere, Mısır, Libya ve Tunus gibi Arap ülkelerine ve İsveç, Almanya gibi Avrupa Birliği ülkelerine legal veya illegal yollardan giriş yapmıştır. İç savaş şartları kötüleştikçe Suriyelilerin ülkeden kaçışları artış göstermiş, insan kaçakçılığı gibi illegal faaliyetler, mültecilerin gittikleri ülkelerdeki yaşam şartları (barınma, gıda, eğitim, sağlık sorunları) ve gittikleri ülkeye uyum ve yabancı düşmanlığı gibi konular uluslararası toplumun insanî boyut taşıyan öncelikli meselelerinden biri hâline gelmiştir. Makalemizde Suriye İç Savaşı’ndan dolayı ülkelerini terk eden Suriyelilerin yoğun olarak bulunduğu komşu ülkelerdeki yaşam koşulları ve hukukî statüleri, onları misafir eden ülkelerin mülteci politikaları ve bu kitlesel göç hareketinin bölgesel/uluslararası güvenlik açısından etkileri ele alınmaktadır.

Makalenin devamını 2023 Dergisi’nin Kasım 2014 sayısında okuyabilirsiniz.

Advertisements