Yasin Atlıoğlu

ÖZET

1990’lı yılların başında Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra Batılı devletlerce oluşturulmaya çalışılan yeni dünya düzeninden en fazla etkilenen Orta Doğu ülkesi, dış politikasını iki kutuplu uluslararası sistemdeki güç dengelerine ve Sovyetler Birliği’nden gelen askeri ve ekonomik yardıma bağlayan Suriye olmuştur. Bir anda yalnızlık içine düşen Suriye’nin, globalleşme, liberal demokrasi, serbest piyasa ekonomisi, insan hakları, uluslararası hukuk gibi değerleri savunduğunu söyleyen Batılı dünya içinde kendine yer bulma çabası, Hafız Esad iktidarının son on yılında başlamış olsa da planlı bir reform hareketi, 2000 yılında Beşşar Esad’ın iktidara gelmesiyle uygulamaya konmuştur. Bu çalışmada Suriye’nin zaman zaman ABD’yi de karşısına alarak AB ve Türkiye üzerinden gerçekleştirmek istediği siyasi ve ekonomik açılım politikası ele alınacaktır.

ABSTRACT

SYRIA’S POLITICAL AND ECONOMIC POLICIES FOR GLOBAL INTEGRATION: EU AND TURKEY

With the end of the Cold War in the beginning of 1990’s, the Middle East country that has been mostly affected from the Western countries efforts to constitute a new world order was Syria, which for many years ought to make a foreign policy harmonious to the balance of power poitics of the bipolar system and also dependent to the economic and military aid of the Soviet Union. Although the effort for integration to the WesternWorld maintaining the values for globalization, liberal democracy, free market economy, human rights and international law has started during the last ten years Hafiz Assad period a more organized reform movement was put into practice in year 2000 with Bashar Assad’s power. This article is dealing with Syria’s efforts to use Turkey and the EU as a step for global integration that occasionally resists the US policies.

* Bu makale TASAM Yayinlarindan cikan Stratejik Öngörü Dergisi’nin Sonbahar 2004’te yayinlanan 3. sayisinda yer almistir.

Advertisements